5368 sayılı Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Kanun’un 4’üncü maddesine göre, 2’nci maddede belirtilen şartları taşıyan ve lisans başvurusunda bulunan mühendislere, lisanslı harita ve kadastro mühendislik faaliyeti yürütebilmeleri için Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından lisans verilmekte ve bu Kanun kapsamında faaliyetlerini yürüttükleri süre içerisinde serbest harita ve kadastro mühendislik ve müşavirlik faaliyeti de yürütebilmektedirler. Kanun’un 4’üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendine göre lisans başvurusunun özel şartlarından ilki harita ve kadastro mühendisleri odasına kayıtlı bulunmaktır. Dolayısıyla Lisanslı Harita Kadastro Mühendislerinin serbest meslek faaliyeti yürüttüklerinde bir kuşku bulunmamaktadır.
5368 sayılı Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Kanun’un 5/2’nci maddesinde yer alan “… bu kanundaki hizmetleri yapmakla yetkilendirilenler ceza kanunu uygulamasında kamu görevlisi sayılır…” şeklindeki düzenleme, ceza kanununun uygulanmasına ilişkin olup lisanslı mühendislerin ceza kanunlarında memurlar ve diğer kamu görevlilerine özgülenen suçları işleyebilecekleri anlamına gelmekte, ancak lisanslı mühendisler için özel bir soruşturma usulü öngörmemektedir.
Zira 5237 sayılı TCK’nın “kamu görevlisi” kavramı ile 4483 sayılı Kanun’un “kamu görevlisi” kavramı birbirinden farklı içeriklere sahiptir. Memurlar dışında soruşturma yapılacak kişinin, hakkında soruşturma izni alınması gereken bir “kamu görevlisi” sayılıp sayılmayacağı 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun’da yer alan “kamu görevlisi” tanımına göre belirlenmektedir.
4483 sayılı Kanun’un 3/a maddesinde ilçede görevli memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında Kaymakam, 3/b maddesinde; ilde ve merkez ilçede görevli memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında vali soruşturma izni vermeye yetkili kılınmıştır.
Kamu görevlisi tanımına açıklık getiren ve özü itibariyle güncelliğini koruyan Anayasa Mahkemesinin 09.02.1993 gün ve E.1992/44 K.1993/7 sayılı kararında “Genel idare esasları"na göre yürütülen kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerde kadro esastır. Bu hizmetlerin yapısal ve işlevsel özellikleri, onu diğer hizmetlerden ayırır. Bu görevlerde bulunan kimseler, yasaların güvencesi altındadır.
Anayasa'nın 128. maddesinde genel idare esaslarına göre yürütülen kamu hizmetlerine ilişkin asli ve sürekli görevlerin ancak memurlar ve diğer kamu görevlileri tarafından yerine getirileceği belirtilmiştir. Bu görevlerin, kadroya bağlanması dışında, merkezi idare ile statüer bir ilişki içinde olması ve kamu gücünün kullanılması biçiminde özellikleri görülmektedir.” denilmekte olup lisanslı mühendislerin bir kadroya bağlı olmadığı ve merkezi idare veya yerel yönetimler ile statüer bir bağı bulunmadığı, ayrıca serbest meslek odasına bağlı olarak oda denetimi altında faaliyetlerini yürüttüğü dikkate alındığında soruşturma usulü bakımından kamu görevlisi sayılamayacağı, bu nedenle Valilik / Kaymakamlıkların da de 4483 sayılı Kanun gereğince lisanslı mühendis hakkında soruşturma izni kararı almaya yetkisi bulunmadığı değerlendirilmektedir.
Bu nedenle, lisanslı mühendisler hakkında ceza hukuku yönünden soruşturma yapmaya genel hükümlere göre savcılıklar yetkili olup, soruşturma izni istenmesine ve haklarında 4483 sayılı Kanun'a göre ön inceleme yapılmasına gerek yoktur.