SIKÇA SORULAN SORULAR

SAYISALLAŞTIRMA için aşağıdaki sekmelere bakınız.

* Sayısallaştırma yapılmakta olan birimde, talebe bağlı işlemler sayısallaştırma sürecinin tamamlanması beklenmeden kadastro teknik mevzuatına göre yapılır.

*Tescilli haritasında var olan yollar, sayısallaştırma sonucunda paftasında gösterilir.

*Ölçü yöntemi ve tekniğinden kaynaklanan sebeplerden ve teknik hatadan dolayı parselde yüzölçüm değişiklikleri olabilir.

GÜNCELLEME için aşağıdaki sekmelere bakınız.

*Tapulama/kadastro çalışması sırasında fiilen zeminde var olduğu halde sınırlandırması yapılmamış kamunun kullanımındaki yollar, güncelleme çalışması sırasında dikkate alınır. Tapulama/kadastro çalışmasından sonra açılan yollarda niteliğini mevcut yollara bağlantı suretiyle devamlılığının bulunması ve güzergah boyunca muvafakat halinde açılabilir.

Güncelleme çalışmaları sonucunda, yapılan çalışmaların tekniği gereği parsellerde tescilli duruma göre yüzölçüm değişiklikleri olabilmektedir.

*3402/22-a çalışmaları sırasında harç tahakkuk ettirilmez. İntikal, taksim, ifrazen taksim, cins değişikliği, kadastro yönüyle işleme tabi parsellerde daha sonra tahsil edilmek üzere ilgili İdareler tarafından belirlenen harçların tahsili için gerekli çalışma yapılır.

*Talep üzerine ve zeminde fiilen oluşmuş sınırlara göre ancak ifrazen taksim, tarım ve orman il/ilçe müdürlüğü ve/veya ilgili belediyesinden/valiliğinden uygunluk yazısı/encümen kararı alınmak koşuluyla yapılır.

*Güncelleme alanı ilanı, ada mevki ilanı, bilgilendirme toplantısı ve askı ilanları marifetiyle, çalışmaların yapılacağı bilgisi ile yapılan çalışmalara ilişkin haberdar etme ve tebliğ niteliğinde bu işlemlerle ilgililerin bilgi edinmesi sağlanmaktadır.

*Çalışmaların öğrenildiği an itibariyle kesin askı ilanına (30 günlük) kadar olan süreçte çalışmayı yürüten kadastro müdürlüğe/birimine sadece ada parsel numarası ve kimlik fotokopisi ibraz etmek suretiyle itiraz edilebilir. Eğer itiraz zamanı geçirilirse kesin askı ilanında 1 aylık süreçte kadastro mahkemesine, sonrasında ise hukuk mahkemelerinde dava açmak suretiyle itiraz edilebilir.

*Güncelleme çalışmalarında tespit dışı alanlarda kadastro yönüyle nasıl işlem yapılması gerektiği mevzuatla düzenlenmiş olup, buna göre tespit dışı yerlerde mevzuatla belirlenmiş şartların varlığının çalışma sırasında belirlenmesi halinde vatandaş adına tespit yapılabilmektedir.

*Tapu müdürlüğüne başvurmak suretiyle bir kereye mahsus ücretsiz tapu senedi verilir.

*İtiraza veya incelemeye konu parselde güncelleme çalışmalarında hata olduğu tespit edilirse, idari işlemle mevzuatınca gerekli düzeltme işlemi yapılması mümkündür.

*Güncelleme çalışmaları sırasında cins değişikliğine ilişkin gerekli belgelerin güncelleme ekibine sunulması halinde, güncelleme çalışmasına ilişkin esaslara göre talebin karşılanması mümkündür. 

*Yapılabilir. Ancak sayısallaştırma/güncelleme çalışmalarında parselin alanında değişiklik olacağından ilgililerince bu çalışmayı yapan kadastro müdürlüğünden bilgi alınması faydalı olacaktır.

*Bu çalışmalara başlanmadan bir hafta öncesinde ada-mevki ilanı ile duyuru yapılır. Bu duyuruda belirtilen tarihlerde kendi taşınmazınızla ilgili çalışmalara katılmanız faydalı olacaktır. Sınır gösterimi, eylemli sınır değişikliği vb. gibi durumların tespitinde önem arzetmektedir. 

TALEBE BAĞLI İŞLEMLER için aşağıdaki sekmelere bakınız.

*Taşınmazın bulunduğu yerde lisanslı harita ve kadastro mühendislik bürosu (lihkab) yoksa taşınmazın bulunduğu il dışındaki herhangi bir kadastro müdürlüğüne/birimine bu taşınmazla ilgili olarak aplikasyon, yer gösterme talebinde bulunulabilir.

*5368 sayılı Kanunun gereği faaliyette olan Lisanslı harita kadastro mühendislik bürolarının yetki alanlarında kalan yerlerdeki aplikasyon işlemlerinde, bu bürolara başvurulması gerekmektedir.

*Birbirine bitişik ve aynı malike ait parsellerin aplikasyon ve cins değişikliği taleplerinde; parsellerin tek aplikasyon krokisinde ve tescil bildiriminde birleşik olarak gösterilmesi şartıyla parsellerin toplam yüzölçümleri üzerinden ücret tahakkuk ettirilir.

*Taşınmaz maliki ölmüş ise; başvurandan veraset belgesi istenmeyecek (Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi (MERNİS) üzerinden) belirtildiği şekilde sorgulamalar ile başvuranın taşınmazın ilgilisi olduğunun tespiti yeterli görülecektir.

*Talep sahibi şirket, vakıf, dernek veya kooperatif temsilcisi ise, işin yapılması için yetki verildiğini açıkça belirten yetki belgesi ile temsilcinin kimlik belgesi

*Parselasyon planlarının yapımı görevi, kadastro müdürlüklerinde olmadığından bu konudaki itiraz başvurularının, imar uygulamasını yapan idaresine yapılması gerekir.

TESCİLE KONU İŞLEMLER için aşağıdaki sekmelere bakınız.

*İşlemi yapan serbest çalışan harita mühendislik büro veya şirketinde çalıştığını şirket/büronun yazısında belirtilen veya lisanslı büroda çalıştığı büroca bildirilen tekniker/teknisyen arazi kontrolü haricinde kalan işlemleri, sorumluluk mühendiste olmak koşulu ile takip edebilir.

*Toplulaştırma parselasyon planlarının yapımı görevi, kadastro müdürlüklerinde olmadığından bu konudaki itiraz başvurularının, toplulaştırma uygulamasını yapan idaresine yapılması gerekir.

KADASTRO için aşağıdaki sekmelere bakınız.

*Taşınmaz ilgililerinin, olası hak kayıplarının önlenmesi için, kadastro çalışmaları sırasında; ilgilisi bulundukları taşınmazlarla ilgili ellerindeki tüm bilgi ve belgeleri (eski tapu kaydı, vergi kaydı, veraset belgesi, harici senet vs.) kadastro müdürlüğüne veya kadastro teknisyenliğine teslim etmeleri, sınırlandırma, ölçü ve tespit işlemleri sırasında hazır bulunmaları, yapılacak söz konusu işlemleri yakından takip ederek,

Varsa itirazlarınıkadastro çalışmalarının devamı süresince (ölçülmedik yer kalmadığına dair bitim tutanağı düzenleninceye kadar) kadastro müdürlüğüne veya kadastro teknisyenliğine yapmaları, 

İtirazının sonucunu, kadastro sonuçlarının ilan edileceği 30 günlük askı ilanında takip etmeleri ve bu sonuca da varsa itirazlarını 30 günlük askı ilan süresi içerisinde yetkili kadastro mahkemesinde dava açmak suretiyle yapmaları

Bu sürenin geçirilmesi durumunda ise, kadastro tespitlerinin kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıllık hak düşürücü süresi içinde mahallin hukuk mahkemelerinde genel hükümlere göre dava açmaları gerekmektedir.

*3402 sayılı Kanunun 22 inci maddesinin birinci fıkrası “Evvelce tespit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastrosu veya tapulaması yapılmış olan yerlerin yeniden kadastrosu yapılamaz. Bu gibi yerler ikinci bir defa kadastroya tabi tutulmuşsa, ikinci kadastro bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılır….” hükmündedir. Bu nedenle, kadastro gören yerin yeniden (ikinci kez) kadastrosunun yapılmasına yasal imkan bulunmamaktadır.

*İtirazın, dilekçeye ilgili belgelerin eklenerek kadastro çalışmalarının devamı süresince (ölçülmedik yer kalmadığına dair bitim tutanağı düzenleninceye kadar) kadastro müdürlüğüne veya kadastro teknisyenliğine yapılması gerekir.

*Taşınmazın kadastro tespitin kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıllık hak düşürücü süresi içinde mahallin hukuk mahkemelerinde genel hükümlere göre dava açmanız gerekir.

*3402 sayılı Kadastro Kanunun 12' nci maddesinde "Kadastrosu tamamlanan çalışma alanı içerisinde kalan eski tapu kayıtları, işleme tabi kayıt niteliğini kaybederler. Bu kayıtlara dayanılarak kadastro ve tapu sicil müdürlüklerinde işlem yapılamaz" hükmü yer almaktadır. Bu itibarla, Kadastrosu/tapulaması, 3402 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihten önce tamamlanan çalışma alanı içerisinde kalan (tespit dışı alanda kalmayan) diğer bir deyişle, 3402 sayılı Kanunun geçici 8' inci maddesi kapsamı dışında kalan eski tapu kayıtlarına dayanılarak kadastro ve tapu sicil müdürlüklerinde işlem yapılamaz.

*Kadastrosu tamamlanan çalışma alanı içerisinde tespit dışı alanda kalan eski tapu kayıtları için işlem yapılabilmesi için (TKGM web sitesinde mevzuat bölümünde yayımlanan) 2009/7 nolu genelgenin 1' inci maddesinde etraflıca açıklanmıştır.

*Bu durumda,  tapu kayıt kapsamındaki yerin, kadastro çalışmaları sırasında ne şekilde kadastro işlemine tabi tutulduğunun belirlenmesi amacıyla mahalli ünitemizce araştırma yapılması, bu araştırmanın yapılabilmesi için de öncelikle kaydın hudutları itibariyle zeminde nereyi kapsadığının bilinmesine ihtiyaç bulunmaktadır. Bu itibarla, tarafınızca ilgili Kadastro Müdürlüğüne (ya da Kadastro Birimine) yazılı başvurulmak suretiyle, bu kayıtların kapsamı yerlerin tarafınızca zeminde (mahallinde) gösterilmesi halinde, mahallinde taşınmaz gösteriminiz üzerine adı geçen müdürlükçe/birimce yapılacak araştırma sonucuna göre, bu taşınmazın kadastro bilgilerinin tarafınıza verilmesi mümkündür.

*3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12 nci maddesinin 3 üncü fıkrası halen "Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz" hükmündedir.

Bu hüküm, büyük uğraşı ve para harcamak suretiyle meydana getirilen tapu sicilinin, belli bir süre sonra kesin hal alması ve bu süre geçtikten sonra bu sicillere kararlılık   kazandırılması   ve  yargı   organlarında   tartışma  konusu   yapılmaması, vatandaşların Devlete olan güvenlerinin yitirilmemesi  ve kamu yararı amacıyla Kanunda yer almıştır.

Nitekim 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 12 nci maddesinin üçüncü fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla, bu fıkranın iptali istemiyle açılan dava sonucu, Anayasa Mahkemesinin "Kamu yararı amacıyla on yıllık hak düşürücü süre kuralı getirilirken, daha önce mülkiyet hakkını yitirenlere yeniden bu hakkın tanınmasını isteme olanağı verilmesinin adalete aykırı olacağı gibi, mülkiyet hakkı kazananların bu haklarına da zarar vereceği, bu bakımdan yapılan düzenlemenin demokratik toplum kurallarına ve hukukun genel ilkelerine ters düşmediği gibi, kamu yararını öngördüğünden hukuk devleti kavramına da aykırı olmadığı, Yasada öngörülen durumlar ve süreler ile ilgililerin haklarını kullanmalarında kolaylık sağlayan öbür kurallar birlikte göz önüne alındığında, dava hakkının on yıllık hak düşürücü bir süre ile sınırlandırılmış olmasının kamu düzeni düşüncesine uygun olduğu kadar, tanınan sürenin hakkın kullanılmasına da elverişli bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği, bu kurallarla güdülen amacın devletin hak sahibi olmasına yönelik olduğunun da düşünülemeyeceği" gerekçesiyle vermiş olduğu 8/Ekim/1991 tarihli ve 1991/9-36 sayılı kararında; 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 12 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan 10 yıllık hak düşürücü sürenin Anayasaya aykırı olmadığı belirtilmiştir.

ORMAN için aşağıdaki sekmelere bakınız.

*6831 sayılı Orman Kanununa göre orman sınırları dışına çıkarma görev ve yetkisi, orman idaresine ait olduğundan, bu konuda ilgili orman idaresine/Orman Genel Müdürlüğüne başvurmanız gerekir.

*6292 sayılı Kanuna göre 2/B alanlarını satma görev ve yetkisi, milli emlak idaresine ait bulunduğundan, bu konuda taşınmazın bulunduğu yerin yetkili milli emlak idaresine/Milli Emlak Genel Müdürlüğüne başvurmanız gerekir.

*6292 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin 10 uncu fıkrası "Hak sahibi olunmasında kanuni halefiyet, hak sahibinin veya mirasçılarının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra noter tarafından düzenlenecek muvafakatname vermeleri hâlinde ise akdî halefiyet hükümleri geçerlidir. Bu fıkraya göre noter tarafından düzenlenecek muvafakatnamelerden 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümlerine göre elli Türk Lirası maktu noter harcıalınır."hükmündedir.  Bu itibarla, kardeşinizle birlikte noterde düzenlenecek muvafakatname ile milli emlak idaresine başvurmanız gerekmektedir.

Muvafakat düzenlenemediğinde ve hak iddianızın devam etmesi halinde ise, kullanım kadastro tespitinin kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde mahallin hukuk mahkemelerinde dava açabilirsiniz.

ORMAN-2/B için aşağıdaki sekmelere bakınız.

*6831 sayılı Orman Kanununa göre orman sınırları dışına çıkarma görev ve yetkisi, orman idaresine ait olduğundan, bu konuda ilgili orman idaresine/Orman Genel Müdürlüğüne başvurmanız gerekir.

HAZİNE için aşağıdaki sekmelere bakınız.

*Tapuda tescilli Hazine taşınmazlarını satma/kiralama görev ve yetkisi, milli emlak idaresine ait bulunduğundan, bu konuda taşınmazın bulunduğu yerin yetkili milli emlak idaresine/Milli Emlak Genel Müdürlüğüne başvurmanız gerekir.